bu adam çok çalışıyor
çok üstüne gidiyorlar bu adamın ..
olmaz .
Tanrı rolünü oynatıyorlar tasarımcılara, yaratma kabiliyetlerini sorgulamadan. Biliyorlar ki çoğumuz küçükken kazana düşmüşlerdeniz. Oyalamaya çalışıyorlar bizi, hayatı sorgulamamızı sağlamak adına, başarıyorlar da çoğu zaman. Ama bilmiyorlar ki çok yönlü kaosik beyin, bir zemin üzerinde daha rahat odaklanır iç benliğine ve onun çevresiyle olan ilişkisine...
Caus Alderheim
Hunharca parçalanmış cesetlerin arasından geçerken, öğle yemeğinde ne yiyeceğini düşünüyordu Kral Aderon.
-Komutan Bartalemo iyi iş çıkartmışsın dedi Kral Aderon yeraltının ve gökyüzü üstünün hükümdarı.
-Emrinizde çalışmak benim için bir şereftir dedi Bartalemo küstahça bir ifade ve yalaka bir ses tonuyla.
-Kral ona arkasını dönüp yere kapanması sonra da huzurundan çekip gitmesi emrini verdi ve ardından ödülünü alacaksın Bartalemo diye ekledi.
Kral Aderonun yirmi yaşlarında bir kızı vardı. Kızının güzelliği yalnızca Dünya gezegeni dışındaki gezegenlerde duyulmamıştı.Bartalemo, Kral Aderon'un kızı Elishadek'e karşı bir insan tarafından tasarlanması düşünülemeyecek sadistlikte fantaziler besliyordu.Kral Aderon'un kızı prenses Elishadek de Bartalemo'ya karşı kayıtsız değildi bir prenses tarafından tasarlanacağı düşünülemeyecek derecede sadist eylemleri Komutan Bartalemo'nun, üzerinde denemesini istiyordu...
ice age coming diyolar ne diyon mavi kafa?
Kırmızı Pluton' dan gönderildiğimi öğrendim iki gün önce.Ice age geldiğinde buralarda olmam heralde, misyonumun sona ermesine çok az bir zaman kaldı...
baban evlatlık alsın beni...
manevi kızı olursun en fazla, ne işine yarar ki...
Bir sera dolusu hawaiian yemiş kadar olursun heralde,en beğendiğim mantarlarlardan oluşmuş özel bir mixden yaptım bu panoyu...
sebep?
sonuç?
dedem fotorafını profilimde kullandığımı görse, kesin beni torunluktan reddeder.
hhauhahae
hehehehehehehehe:P:P:P klmndfjkfduıf xD
dün gece hiç tanımadığım bi dilenciye sırf sana benzio die bi böööörek verdim
peynirli hiçte fena diildi.
Ekonomik olarak gücü olmayan, hiyararşik sıralamanın en altlarında yer alan insanların çoğunluğu oluşturduğu bir yerde, bir tren kazasının haberini alan iki yoksul insan trenden etrafa dağılan birtakım kimyasal maddeleri satmak amacıyla toplarlar.Bu maddelerin koruma kaplarının kırılması nedeniyle Zehirlenirler ve halusunasyona yol açan bu maddelerin etkisi altında kalırlar. İlk olarak gördükleri mohavklı ve makyajlı bir elemanın kendilerine bakarak güldüğüdür, daha sonra mohavklı eleman bulunduğu yerden bir adım geriye zıplayarak eski bulunduğu yerde kendisini bırakır artık iki tanedirler.Eski bulunduğu yerdeki insan değişir ve sohbet etmeye başlarlar.Bunu gören ve kimyasal maddelerden etkilendiklerini farkeden iki yoksul insan bu maddeleri bir kulubeye bırakırlar.Yakınlardaki bir lisenin kimya öğretmeni bu maddeleri alarak okula getirir.Bir hafta sonra beş öğrenci aynı anda intahar eder çünkü sürekli etrafta dolaşan ve kendilerini kişilikleri,kararları ve düşünceleri hakkında çelişkiye düşüren kesik ağızlı etrafına yakıcı bir enerji saçan bir yaratık artık beyinlerindedir ve onları rahat bırakmaz.Ekran kararıyor ve aynı görüntüleri baştan seyrediyorum ve bir film izlediğimin farkına varıyorum.İkinci cd yi takacakken pencereden gelen bir ses beni kendine çekiyor bu komşunun köpeği.Köpek siyah ve kulakları bir kedininki kadar sivri beni boynumdan yakalayıp yere yatırıyor.Köpek değişime uğruyor ve kırmızı kol ve ayak kasları fazlasıyla gelişmiş saçları ve yüzünde herhangi bir ifadesi olmayan esnek,çevik ve güçlü bir yaratığa dönüşüyor tek fark beni hala boynumdan ısırması.Mücadele ediyorum fakat onun kazanacağı bilinciyle.Kendisini çok yakından tanıdığımı düşündüğüm bir insanın karşısında oturuyorum, yüzünü ve boyunu ya da onu herhangi bir şekilde biçimsel olarak tanımlayabileceğim herhangi birşey algılamıyorum fakat sesi çok tanıdık.Konuştukça kafamda görüntüler beliriyor.Beni ısıran yaratığın bazı özelliklerinden,gücünden ve sevimliliğinden bahsediyor mutlu mutlu.Onu satın aldığı miktarı öğrendiğimde bir terslik olduğunu anlıyorum ve ama benim iki katım diyorum.Sadece büyüteçle görünebildiğini söylüyor.Dışarı çıkıyorum ve ortam ne kadar daha önce hiç görmediğim ve hiçbiryere benzemeyen bir ortam olsa da buranın kendi şehrim ve kendi yaşadığım semt olduğunu anlıyorum.İnsanların çoğu dışarıda ve sadece kendilerinin algılayabildiği kişisel yaratıklarıyla uğraşıyorlar.Herbiri çok meşgul görünüyor.Bazıları gruplar oluşturmuş ve topluca uğraşıyorlar.Uğraşmaları bana çok yararsız geliyor çünkü beyin, bilgileri bir şekilde saklıyor.Bilincin saklamayı arzulamadağı şeyleri bilinçaltı saklıyor ve bilinçaltımızdakiler ancak kimi boşalma ve yoğunlaşma zamanlarında ortaya çıkıyor.Bu da o zamanlardan biri ve hangi düşünceni,hangi sorununu yenebilirsin ki bu bir kısırdöngü diyorum.Beynin ortaya çıkardığını beyinle yenmeye çalışıyorlar bu güzel ancak vücutlarını da kullanıyorlar koşuyorlar,dövüşmeye çalışıyorlar ve bir takım fiziksel hareketlerle bilinçaltlarına karşı etkili olabileceklerini zannediyorlar diye geçiriyorum içimden.Bi anda daha önce görmediğim siyah ve üzerinde dumanlar tüten kırmızı ağızlı ve uçabilen bir yaratık görüyorum.Tüm gördüğüm bu insanları bir anda yok ediyor.Her bir insanın bulunduğu yerde bir karınca beliriyor.Tüm gördüklerimin halüsunasyondan ibaret olduğunu farkediyorum.Filmin geçtiği okulda bir öğrenciyim sıra arkadaşım yüzünde yanan bir elin suratına basılmasıyla oluşmuş bir iz taşıyor.Bir kız olduğu için bunu bir erkekden daha çok umursuyor ve kimsenin kendisiyle beraber olmak istemediğini düşünüyor.Onunla yatıyorum ve kendimi kimyasal torbanın ilk getirlidiği klubede bana o torbanın koyulduğu yatağı hazırlayan insanların beni yatırmaya çalıştıklarını farkediyorum konuşamıyorum ve hareket edemiyorum fakat bana dokunduklarını hissedebiliyorum.Beni yatağa yatırıyorlar ve yaratığımla birlikteyim yaratığım değişim geçiriyor ve suratında yanık izi olan kıza dönüşüyor fakat yanığın yanlış yanakta olduğunu farkediyorum bana diğer tarafını dönüyor ve yanık şimdi orada.Baştan beri tüm rüyamı yönetenin o olduğunu ve bir şekilde her karesinde bulunduğunu anlayarak uyanıyorum.Yatağımdan kalkıp pencereden dışarı bakıyor biraz annemle konuşuyorum bana bir film aldığını anlatıyor fakat benim dikkatim dışarıda burası benim evim,benim semtim ama rüyadan farkı yok.Filmi takıyorum iki yoksul insan,bir tren,kimyasal maddeler,halüsunasyon....
ama herkes yazsın istediğini halüsünojenik raptiye bunlar zaten...
Ben bir aile yemeğinde sevgilimden ayrılmış öyle otururken yanımda birini hissettim sadece hissetmedim bizzat gördüm.. ama silinik bir erkekti erkek olduğunuda zaten iri yarı olduğundan anladım..(kalkıp gittim arkama bakmadan)Bu yüzden ben etrafımmızda birilerin olduğuna ve bizim dışımızda ayrı hayatları olduğunu düşünüyorum..:) Güzel ama..(Bu yazıda ciddiyim ..kimse sacmaladığımı yada sarhoş olduğumu sanmasın..ananemde içemem herhalde:)